700 TL ve Üzeri KARGO BEDAVA !
208,00 TL
1-3 İş Gününde Kargo Kargo Ödeyen Ürünler için  tıklayınız
  • Ürün Özellikleri
  • Ödeme Seçenekleri
  • Yorumlar (0)
  • Tavsiye Et
  • Hiçbir insan tesadüfen girmiyor hayatımıza, hiçbir karşılaşma tesadüf değildir. Rastgelelikte bile keşfedilmemiş bir düzen vardır. Bu düzen bazen keşfedildiğinde karmaşada bir bağ daha çözülür. Her gün doğduğu için sıradan olmaz güneş, bakanın hisleridir sıradan olan. Almak istediğin açıdan bakarsın doğaya, doğanın sana bakışını kontrol edemez ama nasıl görmek istediğine karar vermek senin elindedir. 

     
    Hakan Mengüç kimdir? 'Hiçbir karşılaşma tesadüf değildir' kitabı yazarı, Bursa doğumludur. Yaşam koçu ve yazar olan Hakan Mengüç, neyzendir. Genç yetenek, birçok kişinin ilgiyle takip ettiği yazarlar arasında yer almaktadır. Yazarın kendine has tarzıyla, hayatındaki görüşleri anlattığı üç adet kitabı vardır. İlgiyle okunan ve okurların beğenisini toplayan 'Ben Ney'im' kitabıyla adını birçok kişiye duyuran yazar, son kitabı Hiçbir karşılaşma tesadüf değildir ile adeta ülkemizdeki okurları etkisi altına almıştır. 
     
    Hakan Mengüç çocukluk yıllarından itibaren Mevlevi hayatıyla yaşamanı sürdürmektedir. Aldığı eğitimler gereği İran'da ve Güney Afrika'da bulunmuştur. Mevlana'ya yakın ilgi duyar ve hayatının birçok yönünde Mevlana esintileri vardır. Hakan Mengüç, acının içerisindeki mutluluğu görmeyi seçmeyi çeşitli platformlardaki konuşmalarında söylemiştir. Bir elde gelen acının, diğer elde bir hediyeyi beraberinde getirdiğini söyler. İnsanların acıya çok fazla odaklanarak, diğer eldekini gözden kaçırdıklarını ifade etmiştir. 
    Hakan Mengüç, anlatımını yaptığı bu eserde aslında 'oldum' demenin bir kesitini özetliyor. Oldum, diyebilmek gelişmeyi durdurmaktır. Asla yapmam demek, akışa direnç göstermektir.
    Deneyimlerinde doya doya yaşamaya ve hayatın her anını kabul etmeye odaklanmaktadır.
     
    İnsan, hayatındaki kararlarını dürtüselliği ve çevreden öğrendikleri ile verir. Bu kararlar çoğu zaman deneyimlerden etkilenir. Ancak deneyimler, daha mutlu bir hayatın farklı kapılardaki kolay bulunur anahtarı olmalıdır. Aksi takdirde her deneyim, insanı biraz daha içine kapatır. Öğrendikçe, yaşadıkça ve deneyimledikçe hareket alanı kısıtlanır. Enerjimiz azaldıkça yani yaş aldıkça, bilgimizle ve deneyimlerimizle doğru yere gitmeliyiz. Her nereye gidersek gidelim, son durağa gelmeden huzuru karşılamalıyız. Ne zaman finalini yapacağını bilemediğimiz hayatta, huzuru bulduktan sonra her nefeste yeniden doğarız. Her nefes yeni bir gün gibi anlamlıdır. Yanılgı; uyku tutmayan gecelerde şafağı beklemek, umut için neden aramak, inanç için mucize aramaktır. Her cevap, soruyu doğuran yerdedir, yeter ki gelene hazır olalım.
     

    Kader, insandan vazgeçmiyor. Anbean yeniden ve yeniden yazılıyor. Öyle anlar geliyor ki yapmam dediğin şeyi yapıyorsun, katlanamam dediğin şeye katlanıyorsun, sevemem dediğini seviyorsun, gidemem sanırken bir anda çekip gidebiliyorsun, öldüm diyorsun ama yine de yaşıyorsun...

    Başlarına ne geleceğini bilmeden uzun bir yola çıkan arayış içindeki genç bir sufi ile aklı karışık genç bir kızın bu yolculuklarında yazgılarından başka güvenecekleri hiç ama hiçbir şeyleri yoktur.

    Yedi gün boyunca yanlarında para, yiyecek, kıyafet ve en önemlisi de hiçbir planları olmadan şehir şehir dolaştıktan sonra başladıkları yere geri döndüklerinde onlar için artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz.

    Sadece yedi günde bile değişebilir miydi insan?

    Yeniden yazılabilir miydi kader?

    Elbette sadece yedi günde değişebilirdi her şey...

    Tıpkı sazlıktaki bir kamışın, yedi evreden sonra içli sesler verebilen bir 'ney”e dönüşmesi gibi...

    (Tanıtım Bülteninden) 


     

Ürün Yorumları
T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.